Simbiyoz ve Kalkınma

Simbiyoz ve Kalkınma

İşletmelerarası işbirliğinin artmasına yol açan Endüstriyel Simbiyoz yaklaşımının bölgesel kalkınmaya olan olumlu etkisi  yapılan çeşitli çalışmalar ile gözler önüne serilmiştir. Örneğin, AB Bölgesel Kalkınma Genel Müdürlüğü yayınlarında Endüstriyel Simbiyoz uygulamalarını önemli birer eko-inovasyon örneği ve sürdürülebilirlik aracı olarak belirtmekte, Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu tarafından desteklenen Endüstriyel Simbiyoz projelerine yer vermektedir. Avrupa Kalkınma Ajansları Birliği Endüstriyel Simbiyoz kavramının işletmelerdedüşük karbon ekonomisi ve kaynak verimliliğini sağlamak ve sürdürülebilir kalkınmayı hayata geçirmek konularında çok önemli bir araç olduğu vurgulanmaktadır. Çinli işletmelerin uluslararası rekabette yaşadığı en önemli  engelin “yeşil engeller” olduğu, bunların aşılabilmesi için Çinli işletmelerin ekonomik performanslarına ek olarak çevresel performanslarını da artırmak konusunda önemli çabalar sarf ettikleri bilinmektedir. Son dönemde Eko-Endüstriyel Kalkınma çabalarına hız veren Çin’deki işletmelerin ekonomik ve çevresel performansını paralel olarak geliştirmekte olduğu ve uluslararası rekabet konusunda önemli bir yeterlilik sağladığı bilinmektedir.

 

Çevre sorunları ile mücadelenin bir yolu da endüstrinin doğal sistemlerden örnek alarak "endüstriyel ekosistemler" oluşturması ve birbirinden karşılıklı fayda sağlamasıdır. Kalkınma çabalarının doğal kaynaklar ve çevre üzerindeki baskısının azaltılması, üretim maliyetlerinin azaltılması, atık yönetimine ayrılan kaynakların farklı alanlara yönlendirilebilmesi, yeni istihdam alanlarının yaratılması, vb. Endüstriyel Simbiyoz yaklaşımının bölgesel kalkınmaya sağladığı katkılar arasında sayılabilir.

 

Birçok araştırmacı Endüstriyel Simbiyozu, hem ekonomik kalkınmayı destekleyen hem de çevre yönetmeliklerini uygulayan, sektörel arabulucuk yapan, potansiyel bir sinerji alanı olarak tanımlamaktadır (Gibbs vd., 2005).

 

Bölgesel kalkınma ve Endüstriyel Simbiyoz alanında son yıllarda yapılan çalışmaların önemli çıktıları şöyle özetlenebilir:

 

·      Bölgesel kalkınma çalışmaları çevresel konularda sürekli olarak artan bir baskı ile karşı karşıyadır.

 

·      Sürdürülebilir kalkınma ve ekolojik modernizasyon bölgesel ekonomik politika ve stratejilerde gittikçe daha fazla yer almaktadır. Bunların hayata geçirilmesi için somut araçlara gereksinim vardır.

 

·      Endüstriyel Simbiyoz bölgesel özellikleri göz önünde bulundurarak, hem çevresel hem de ekonomik faydalar sağlama potansiyeli olan ve bu baskıyı azaltmada kullanılabilecek önemli bir araçtır.

 

·      Endüstriyel Simbiyoz kavramının bir uygulaması olan Eko-Endüstriyel Kalkınma ekonomik, toplumsal ve çevresel avantajları entegre eden ve dünyada pek çok somut uygulamaya konu olmuş bir yaklaşımdır.

 

·      Endüstriyel Simbiyoz kavramı/uygulamaları:

 

◊ Endüstriyel yan ürünleri geri kazanmaya yönelik olarak madde ve enerji değişimine odaklanan ve gelişmekte olan bir ekonomik etkinliktir.

◊ Çevresel olduğu kadar bir ekonomik kalkınma aracıdır.

◊ Hem bölgesel hem de ulusal ölçekte kaynak verimliliği sağlama, katma değer yaratma, yeni istihdam alanları açma, çevresel kalite, çalışma koşulları ve halk sağlığını geliştirme, rekabet avantajı sağlama, mevzuata uyumunu kolaylaştırma, vd. alanlarda önemli olanaklar sağlamaktadır.

◊ Bölgesel kalkınma için çok önemli bir yaklaşım olan kümelenme yaklaşımının çevresel yönü ağırlıklı bir versiyonudur.

◊ Doğal ham maddeleri işletmeler arası atık değişimleri ile ikame ettiğinden, sanayiciye sadece atıkların azaltılması bazında değil, hammadde temini, fiyat dalgalanmaları, vb.den korunma bazında da avantaj sağlar.

◊ Sadece maddesel değişim ile sınırlı değildir. Kaynakların, personelin, altyapının ortak kullanımı, vb. nin yanı sıra farklı tematik uygulama örnekleri (yenilenebilir enerji, yeşil binalar, yeşil ürünler, çevre teknolojileri, vb.) de vardır.

◊ Her durumda kullanılabilecek bir ’sihirli araç’ değildir. Bölgesel, ekonomik, sektörel, vb. diğer özellikler çerçevesinde her bir uygulama için özel olarak değerlendirilmelidir (Demirer, 2013). 

 

Endüstriyel Simbiyoz yaklaşımı ile elde edilen ve kalkınma çabalarını destekleyen ekonomik, çevresel ve toplumsal faydalar ise şöyle özetlenebilir:

 

·      Bir endüstrinin atığı diğeri için kaynak teşkil eder. Dolayısıyla, doğal kaynak kullanımı ve bunla ilgili diğer tüm maliyet (enerji, işleme, rafinasyon, nakliye, vd.) ile çevresel emisyonlar azalır.

 

·      Atık bertaraf maliyetleri azalır.

 

·      Atıklardan katma değerli ürünler elde edilir.

 

·      Azaltılmış emisyonlar endüstri ve yerleşim yerlerini birbirinden ayırma gerekliliğini azaltır.

 

·      Endüstriyel Simbiyoz ağlarına katılan işletmelerde çevresel ve ekonomik kazanımlara ek olarak, işçi sağlığı ve işyeri güvenli konularında önemli kazanımlar sağlanır.