Eko Endüstriyel Parklar

Eko Endüstriyel Parklar

           Doğal ekosistemlerdeki verimliliğin endüstriyel sistemlere de uygulanması amacıyla geliştirilmiş bir kavram olan Endüstriyel Simbiyoz (ES), endüstriyel işletmelerin karşılıklı fayda sağlayacakları ortaklıklar kurması olarak tanımlanabilir. Bu ortak kullanım atıklar başta olmak üzere, diğer kaynakları da (enerji, lojistik, insan gücü, yatırım, su, vd.) kapsayabilir. ES uygulamaları işletmelere atık ve yan ürünlerin geri kazanılması, kaynak kullanımında ve çevresel emisyonlarda azalma ile ham madde ve enerjinin verimli kullanılması gibi faydalar sağlar.

           Endüstriyel Simbiyoz yaklaşımına göre, aktörler entegre madde ve enerji akışları çerçevesinde organize edilebilir. Bu yolla önemli madde ve enerji kazanımların sağlanabileceği endüstriyel eko-sistemler geliştirilebilir (Wolf, 2007).

            Eko-Endüstriyel Parklar Endüstriyel Simbiyoz yaklaşımının somut bir uygulamasıdır. Bu uygulamada birbirinden bağımsız ve tercihen birbirine yakın konumlanmış endüstriyel tesisler, ortak fayda sağlamaya yönelik olarak ilintilendirilir. Eko-Endüstriyel Parklarda üretim ve hizmet sektöründe yer alan ve çevresel ve ekonomik performanslarını arttırmak isteyen işletmeler, bir araya gelerek çevresel ve kaynak (enerji, su, madde, atık, vd.) eldesine ilişkin konularda işbirliği yaparlar. Birlikte çalışarak elde edilecek toplam fayda işletmelerin sadece kendi işleyişlerini optimize ederek elde edecekleri işletme bazındaki faydaların toplamından daha fazla olacaktır (Demirer, 2013).

 

Chertow (2000)'a göre bir Eko-Endüstriyel Park;

 

•          Bir yan ürün değişimi ya da değişim ağından

•          Bir geri dönüşüm iş kümesinden (kaynak, geri kazanım ya da geri dönüşüm şirketleri)

•          Çevresel teknoloji şirketlerinin toplamından

•          Yeşil ürün üreten şirketlerin toplamından

•          Tek bir çevresel tema ile tasarlanmadan (örneğin güneş enerjiyle çalışan)

•          Çevre dostu altyapı ya da inşaatı olan bir parktan

•          Endüstriyel, ticari veya yerel kalkınmadan daha fazlası olmalıdır.

 

Eko-Endüstriyel Park Modelleri

 

Eko-Endüstriyel Parklar, varolan maddesel değişimlerin niteliğine göre sınıflandırılabilir. Chertow (2000) 18 endüstriyel parkı incelediği bir çalışması sonucunda, madde/malzeme değişimi bazında, 5 farklı eko-endüstriye park modeli önermiştir:

 

Model 1: Atıkların Diğer İşletme/Kuruluşlara Verilmesi

 

Bu modelde işletmeler atıklarını bir aracı işletme (örneğin lisanslı atık yönetimi firması) ya da kuruluşa (örneğin belediyenin geri dönüşüm tesisi) verir. Atık değişimi tek taraflı ve yaşam döngüsü-sonu odaklıdır. Ölçek olarak, yerel, bölgesel, ulusal veya uluslararası olabilir. Model 1 kapsamında sadece maddesel değişim söz konusu olup, su ve enerji değişimi yoktur. Atık borsası uygulamaları, atıkların hurdacılara satılması ya da atıkların bir atık yönetimi işletmesinden hizmet alınarak yönetilmesi Model 1’e örnek olarak verilebilir. Model 1 uygulamaları Endüstriyel Simbiyoz tanımına en uzak olan modellerdir ve değişimler tipik olarak daha eski, geleneksel madde akışlarını içerir.

 

Model 2: İşletme/Organizasyon İçi Değişim

 

Bazı tür madde değişimleri temel olarak bir işletmenin sınırları içersinde, başka işletmelerin katılımı olmaksızın gerçekleşir. Bu modelde büyük işletmelerin alt birimleri ayrı işletmeler gibi davranır ve Endüstriyel Simbiyoz yaklaşımıyla hareket ederler. Sonuç olarak işletme bünyesinde ürünlerin, proseslerin ve ürün satın alma ile ürün tasarımı gibi hizmetlerin bütün yaşam döngüsünü değerlendirerek önemli kazanımlar elde edebilir. Bu model Fujisawa (Japonya) ve Yale Üniversitesi (ABD) projelerinde uygulanmıştır.

 

Model 3: Aynı Eko-Parkta Birlikte Yer Alan İşletmeler Arasındaki Değişim

 

Bu modelde, endüstriyel bir parkta yer alan işletmeler ve diğer organizasyonlar enerji, su ve madde/malzeme değişiminde bulunur. Bilgi, uzmanlık, ulaşım, pazarlama ile lisans alma gibi konularda da işbirliğinde bulunulabilir. Model 3 yaklaşımı çoğunlukla tanımlı bir endüstriyel park alanındaki işletmelerde uygulanır ancak park alanının dışındaki olası ortaklarla da işbirliği yapılabilir.

 

Model 4: Komşu Olmayan işletmeler Arasındaki Değişim

 

Bu modelin başlangıç noktası bir bölgedeki işletmeler arasında var olan simbiyotik ilişkilerdir. Var olan işletme “doku”suna uygun diğer işletmelerde bu bölgeye taşınır/yerleşir ve simbiyotik ilişki ağına dahil olur. Bu model bir Eko-Park olarak tasarlanmamış olmakla birlikte, coğrafi yakınlık (örneğin Kalundborg’da 5 km) işletmeler arasında simbiyotik ilişki kurulmasına izin vermektedir. Kalundborg endüstriyel parkı Model 4 'e örnek olarak gösterilebilir. Bu parkta ana ortaklar komşu olmayıp, 3,2 km çapındaki bir alan içersinde yer alır. Her ne kadar bu alan bir Endüstriyel Park olarak planlanmasa da, zaman içinde yeni işletmelerin ağa katılımı ile bir eko-park oluşmuştur. 

 

Model 5: Geniş Bir Bölgede Sanal Olarak Organize Olmuş İşletmeler Arasındaki Değişim

 

Model 5'deki madde değişimleri aynı yerleşkede/bölgede bulunmayan işletmeler arasındaki sanal bağlantıya dayanır. Bu Model birbirine yakın olmayan birden çok işletmenin sanal olarak bağlantı kurup, Endüstiyel Simbiyozdan yararlanmasına olanak tanır. Bu modelin ilgi çekici bir yönü de, Kalundborg örneğinde olduğu gibi, tarımsal ve diğer işletmelerin, çoğunlukla boru hattı, ya da karayolu, demiryolu, vd. nakliye kullanarak uzaktaki parklarla bağlantı kurabilme potansiyelidir. Bu ağa dahil olabilecek işletme sayısı diğer modellere göre çok daha fazla olduğundan, simbiyotik ilişki olasılığı da fazladır. Ancak, nakliye maliyetleri bu seçenekleri sınırlandırmaktadır (Chertow, 2000).

 

Eko-Endüstriyel Parkların Değerlendirilmesi

 

Gibbs vd. (2005) tarafından yapılan bir araştırmada, 10 tanesi ABD, 9 tanesi Avrupa’da yer alan 19 Eko-Endüstriyel Park’ın incelenmesi sonucu yer seçimi, hedefler, çevresel, sektörel, sosyal özellikler, vd. konularda elde edilen deneyimler aşağıda özetlenmiştir:

 

•          Eko-Endüstriyel Parklar çok büyük ölçüde aktif ya da planlanan endüstriyel bölgelerde geliştirilmiştir.

•          Ulaşım olanakları, var olan/planlanan altyapı, vergi indirimi ile diğer teşvik ve fonlara uygunluğun yer seçiminde rol oynayan önemli kriterler olduğu saptanmıştır.

•          İncelenen 19 Eko-Endüstriyel Parkın oluşturulmasında rol oynayan ana hedefler arasında:

            - Sürdürülebilir kalkınma (17/19)

            - Çevre koruma (16/19)

            - İstihdam yaratma (15/19)

            - Ekonomik Kalkınma (15/19) yer almıştır.

•          Eko-Endüstriyel Park

            - Alanları 2-1600 hektar (ortalama 235 hektar)

            - Çalışan sayıları 20-4000 (ortalama 951)

            - İşletme sayıları 3-760 (ortalama 91) arasında değişmiştir.

•          Diğer aktörler de çeşitli oranlarda yer almakla birlikte, incelenen tüm (19/19) örneklerde Eko-Endüstriyel Parkların geliştirilmesinde yerel, bölgesel ve ulusal kamu kurumları önemli roller üstlenmiştir.

•          Özel işletmeler ya da işletme konsorsiyumları 13, Ekonomik Kalkınma Ajansları 10, danışmanlar ya da danışmanlık firmaları 11 ve yerel kuruluşlar ve STK’lar 7 Eko-Endüstriyel Parkın kuruluşunda aktif rol almışlardır.

•          İncelenen örneklerin %80’i Eko-Endüstriyel Parkın oluşturulmasında en az bir kuruluşun liderlik yaptığını belirtmişlerdir. Dokuz örnekte bu görevi yerel ya da bölgesel bir kamu kurumu üstlenmiştir. Diğer lider kuruluşlar arasında kar amacı güden ve gütmeyen işletmeler, Ekonomik Kalkınma Ajansları, vd. yer almıştır.

•          Eko-Endüstriyel Parkların kuruluşu için gerekli fon büyük ölçüde (17/19) kamu sektörü tarafından sağlanmıştır. Özel sektörde kimi Parkların kuruluşunda fon sağlamıştır (9/19).

•          Eko-Endüstriyel Parkların işletilmesi 5 Parkta yerel ve bölgesel, 5 Parkta ulusal kamu kurumları ve 4 Parkta özel sektör tarafından yürütülmüştür.

•          İncelenen 19 Eko-Endüstriyel Parkın:

            - 14 tanesinde yenilenebilir enerji kullanım

            - 13 tanesinde ortak atıksu arıtım

            - 11 tanesinde işletmeler arası maddesel değişim (atık, enerji, su, vb.)

            - 14 tanesinde yeşil binalar ve teknoloji kullanım

            - 7 tanesinde çevreye duyarlı ürünler üretim

            - 14 tanesinde ortak bakım onarım

            - 11 tanesinde ortak pazarlama

            - 9 tanesinde ortak ar-ge

            - 11 tanesinde ortak eğitim

            - 13 tanesinde ortak işe alma faaliyetleri gerçekleştirilmektedir (Gibbs vd., 2005).

 

Lozan Üniversitesi, Endüstriyel Ekoloji Grubu tarafından AB 7. ÇP desteği ile yürütülen ve 2012 yılında yayınlanan bir projenin sonuçlarına (Massard vd., 2012) göre 18’i Avrupa’dan olmak üzere toplam 27 ülkede 296 tane “eko-inovasyon” parkı vardır. Bu raporda “eko-inovasyon” parkı “endüstriyel ekosistem, endüstriyel simbiyoz, yeşil endüstriyel park, entegre endüstriyel park, eko-endüstriyel gelişim, eko-endüstriyel park, vb.” kavramları içeren bölgeler olarak tanımlanmıştır. Bu raporda bunlardan detaylı bilgiye ulaşılan 175 tanesi için değerlendirmeler yapılmıştır. Bu değerlendirme sonuçları 139 tane örnek endüstriyel parktan oluşmaktadır. Bu parkların belirlenmesinde kullanılan “eko-kriterler” arasında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, atık yönetimi, su yönetimi, işletmeler arasında maddesel değişim, arazi kullanımı, ulaşım, çevre yönetimi, iş yeri güvenliği, vd. yer almaktadır. İncelenen 175 örneğin:

 

•          119 tanesinde ortak atık yönetimi,

•          107 tanesinde ortak enerji verimliliği çalışmaları,

•          104 tanesinde işletmeler arasında maddesel değişim,

•          102 tanesinde ortak su yönetimi,

•          76 tanesinde ortak yenilenebilir enerji uygulamaları mevcuttur.

 

Aynı çalışmada eko-parkların başarısına etki eden faktörler de incelenmiştir. Bu faktörler arasında yer alan: 

 

•          Organizasyonel ve kurumsal yapının 106 örnekte,

•          Bilim ve teknoloji kurumları ile işbirliğinin 78 örnekte,

•          Katma değer eldesinin 64 örnekte,

•          Politik enstrümanların 57 örnekte,

•          Finansal teşviğin 47 örnekte,

•          Sektörel çeşitliliğin 45 örnekte yer aldığı vurgulanmıştır (Demirer, 2013).

 

Bir Eko-Endüstriyel Parkın Başarısını Etkileyen Faktörler

 

Farklı faktörlerin Eko-Endüstriyel Parkların performansları üzerinde etkisi vardır. Simbiyotik ilişkiler kurarken ortaya çıkabilecek engeller şöyle sıralanabilir:

 

·      Teknolojik engeller

·      Ekonomik engeller

·      Bilgiye ulaşım bazlı engeller

·      Organizasyonel engeller

·      Mevzuat engelleri (Saikku, 2006).

 

Gibbs ve Deutz (2004)'un ABD’deki Eko-Endüstriyel parklar üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre coğrafi yakınlık, bölgenin ekonomik gelişmişlik düzeyi, sektörel çeşitlilik, işletmelerarasındaki maddesel değişim ve akışların yeterli ve uyumlu olması Eko-Endüstriyel Parkların başarısını belirleyen önemli faktörler arasındadır.

 

Gizlilik ve güven, katılım ve bağlılık başarılı bir Eko-Park için gereken diğer önemli faktörlerdendir. Gizlilik ve güven fikirlerin ve deneyimlerin serbestçe paylaşımını sağlar. Paylaşılan değerler ve organizasyon kültürü çeşitli olası sorunları önleyebilir. İşletmelerile Park yönetimi arasındaki güven iş birliği, yüz yüze iletişim ve düzenli toplantılar, vb. sosyal iletişim yöntemleriyle artırılabilir. Güven üzerine kurulu böylesi bir işleyiş diğer türlü tarafların birbirinden gizleyebileceği çeşitli olanakların paylaşımı yoluyla yeni olanaklara ve tasarruf ile kazançlara yol açabilir.

 

Bilgi ve beceri başarılı bir Eko-Endüstriyel Park uygulaması için gereken diğer bir faktördür. Kamu ya da özel sektör bazlı bir aracı kurum, konsorsiyum ya da ara yüz bilgi ve beceri paylaşımının daha hızlı ve etkin ilerlemesini sağlayabilir. İşletmelerinbilgi, işbirliği, ekonomik fayda, vb. ile sürdürülebilirlik çalışmaları arasındaki neden sonuç ilişkisine yönelik bilgi ve kapasitesinin artırılması işletmeiçi olası pek çok direnç ve engelin aşılmasında çok önemlidir. Bu nedenle, işletmeiçinde bilgi ve kapasiteyi artırmak için eğitimler düzenlenmelidir. Bilgi akışı ve bilginin verimli kullanımı ancak kurumsallaşmış işbirlikleri ile geliştirilebilir.

 

Vizyon Eko-Endüstriyel Parkların başarısı için gerekli olan faktörlerden bir diğeridir. Eko-Endüstriyel Parkın amaç ve hedefleri konusunda net bir vizyona sahip olunmalıdır. İşletmelerbu tür bir işbirliğinden ne beklediklerini bilmeli ve diğer işletmelerinmotivasyon kaynaklarını da anlamalıdır (Saikku, 2006). Eko-Parkların başarısı için gereken faktörler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

 

Tablo 1. Eko-Endüstriyel Parkları ektileyen başarı faktörleri (Saikku, 2006)

 

  - işletmelerinbirbirine olan coğrafi yakınlığı

  - enerji ve madde değişimlerinin örtüşmesi

  - sektörel çeşitlilik

  - maddesel akışların sürekliliği

  - ekonomik uygulanabilirlik

  - düşük ekonomik riskler

  - ekonomik kazanımların eşit paylaşımı

  - ilk yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmaması

  - tüm aktörler için açık ekonomik faydalar

  - varolan kurumsal platformlar

  - işletmelerdeki çevre bilinci

  - katılımcılar arasında dayanışma ilişkisi

  - katılımcılar arasındaki güç dengesi

  - işletmelerarası benzer kurumsal kültür

  - yeterli bilgi

  - işletmebeklentilerinin gerçekçi olması

  - aktif katılım

  - bağlılık

  - sürekli ilgi

  - güven

  - eko-endüstriyel parkın geleceği ve amaçları

  - hakkında vizyon

  - koordinasyon ve aracı kurum

  - kontrol mekanizması

  - yasal destek